|
YEMEK SANATI VE ANTAKYA MUTFAĞI
Yaşamak için
yemek yiyen insan, yemek için yaşamaya başlar. Fazla yiyen
şişmanlar, yeterince yemeyen açlıktan ölebilir. Böylece
kültür, doğal gereklerle, sosyal gereklerin bir çatışma
alanı olur. İşte bu bağlamda yemekle ilgili değerler ve
davranışlar bir beslenme unsuru olmaktan çıkar, özgün bir
sanata dönüşür.(1)
Bu sanatın olması için öncelikle bir kültür
birikiminin oluşması gerekir. Eğer bu kendine has kültür
birikimi yoksa yemek sanatı da yoktur. Ondandır ki bir yerde
kültür varsa orada mutlaka utfak ve buna bağlı mutfak
kültürü zamanla mutfak sanatına dönüşecektir.
Mutfak
sanatı ve kültürü, tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkmış
ve bununla birlikte Antakya Mutfağı günümüze gelirken özgün
şahsiyetini de koruyarak ulaşmıştır.
Yöremizde
yaşayan değişik mutfak kültürlerini peşin hükümle
reddetmeden sunulanın en güzelini, en iyisini seçmesini
bilmiş ve kendi mutfak kültürüne uyarlayarak özgün ağız
tadını oluşturmuştur. Bu ağız tadını oluştururken her zaman
etrafında bulunan otlardan, sebzelerden; daha yalın bir
anlatımla elindeki malzemelerden faydalanmış, malzemeyi
doğal bir şekilde
kullamaya özen göstermiştir. Bu konuyu malzemeler bölümünde
genişçe ele alacağız.
Antakya mutfağını daha iyi anlayabilmek için
öncelikle onun bulunduğu bölgede hangi uygarlıkların gelip
geçtiğine bakmamız gerekir. Antakya yöresi bazen krallık
kurmak maksadı ile bazen de ticaret yolu üzerinde olması
nedeniyle dışarıdan gelen çeşitli uygarlıklara beşiklik
etmiştir. Bunların en önemlisi M.Ö. 1800-1600 yıllarındaki
Yamhad Krallığı. Bu krallık döneminde dünyanın bilinen en
eski banyo odasının yapıldığı tahmin ediliyor(‘). Banyoyu ve
yıkanmayı bilen bir toplumun yarattığı kültürü yabana
atmamak gerekir. M.Ö.1400 Mısır egemenliği, M.Ö.15.yüzyılda
Hitiler, 13. Yüzyılda
Asurlular, 12. Yüzyılda Hettona Krallığı, 9. Yüzyılda Kral
Asur-Nasir-Apil, M.Ö.721 Urartular, M.Ö.680 Oğuzhan, M.Ö.64
Roma İmparatorluğu dönemi, M.S.256 Sasaniler,
M.S.395 Hunlar, 661 Emeviler , 887 Tolon Oğulları, 969
Bizans Dönemi, 13. Yy Memluklar, 1516 Osmanlılar, 1938’de
Türkiye Cumhuriyeti. Bir yemek kitabında tarih dersi vermek
pek hoş olmasa gerek; ancak bir mutfağın oluşmasında tarihin
önemi yüksektir. İlerleyen satırlarda görülecektir ki bir
çok yemeğin tarifi ve halen yemeğin bu uygarlıkların
bıraktıkları, uyguladıkları yemek tarifleri olduğunu
göreceğiz.
Bundardır ki bu uygarlıkları yazma ihtiyacı duydum.
Antakya mutfağı tipik bir Akdeniz mutfağı olup hiçbir zaman
bu özelliğini yitirmemiştir. Bu özelliği taşırken diğer
uygarlıklardan gelen tüm yemeklerini de bünyesinde kendine
has bir şekilde uyarlayabilmiştir. Bir Orta Asya yemeği olan
Ciğer kavurmayı aynı şekilde kuyruk yağını kullanarak
yapmaktan çekinmemiş ve ortaya 3 farklı özgün bir yemek
çıkartabilmiştir.
Yemek Antakya yöresi için önemlidir ki anneler kız
çocuklarına küçük yaştan itibaren yemek yapma eğitimi
vermeye başlar. Bunu günümüz yemeklerinde görmek
mümkündür.(4). Bunu yaşamış olduğu kültürlere borçludur.
|